Yusufçuk {0}

[box] Gidiyorum; sana bir yığın hatıra bırakarak.

Anmak mı? Anma,başkaları duymasın.

Hatırlamak mı? Hatırlamayabilirsin.

Unutmak mı? Unutamazsın.

Özdemir Asaf[/box]

 

Gidişin;
Başlı başına yokluk ve hiçlik sancısı,
Varlığına inat gidişinin müebbet tutsağı,
Kanayan yarama tuzlu merhem etkisi.
Ağlayan gözlerimin kurumuş kızarıklığı,
Hayalini temaşada aklımın yetersiz kalışı!
Renk cümbüşünün ortasında pembe seçişim,
Tozu dumana katmış sanki yangın yeri kalbim…
Bedenimin her zerresinin, sendin tek sahibim.
 
Anma!
Beni bilse diğerleri gülecekler sana sahip olmayışıma…
Yada ağlayacaklar bu kadar sevip de yalnız kalışıma!
Her gecenin sabahında sen olmayacaksın hayatımda,
Ellerimi uzattığımda boş kalacak avuç içleri semaya.
Yakarışlarımda senin ten kokun karışacak duama,
Gözlerinin hayaliyle uykuya dalacağım sensiz kabusuma,
Ama o istediğim parıltı olmayacak, girmeyecek rüyalarıma…
 
Hatırlamayacaksın,
Çünkü biliyorum sen iyi bastırırsın duygularını ve anılarını.
Ama için içini yiyecek sen her gece feryat edeceksin adımı!
Bakışlarımın ağırlığı pişman edecek beni terk edişine seni,
Sözlerim boğacak denize açıldığında, derinlerde bulacaksın beni.
Sessiz gidişim koyacak belki en çok senin vicdanına,
Vicdan muhasebesinde hep terazi çıkacak benden yana!
Sense durgun ve hüzünlü bir hatırlayış olacaksın bana…
 
Unutma!
Unutamazsın istesen de…
Yaşayışında bir şiirim düşer aklına ve yırtılır perde,
Bastırdığın duyguların firar eder muhafızlı eski mahzende.
Ruhun karışır ve yine fırtınalar başlar en güzel hikayende,
Masallara inanmış bir aptal aşık arar durur Aurora nerde?
Yüz yıllık uyku yüz yıllık kaçık olmuş sen istemesen de!
Unutulmamışlık hissi düşündürecek bir yusufçuk pencerende…
 
Hasan YAYKIN